Rahman ve Rahim Allah (c.c.)'ın adıyla
Allah'ın (c.c.) nurunu ağızlarıyla söndürmek için birbirleriyle yarış eden, Allah'ın (c.c.) kullarını Allah'ın (c.c.) yolundan alıkoymak için her türlü yolu deneyen haddini bilmezlere Muhammed Mehdi (a.s.)'ın uyarısıdır.
 Muhammed Mehdi a.s., 2011 yılından itibaren bir yıl gizli tebliğden sonra akabinde açıktan tebliğine devam etmektedir.2017 Ramazan ayında Rabbimiz tarafından delillerle kendisine yazdırılan tebliğ metninin hazırlanmasından sonra Ramazan Bayramının 1.günü, Allah'ın (c.c.) Halifesi Muhammed Mehdi'den insanlığa çağrı/tebliğ'i yayınlanmıştır.O günden itibaren de, yüzyüze göreşebildiği insanlara yüzyüze/birebir tebliğ yaparken, inananlar da hem yüzyüze hem de internet üzerinden ulaşabildiği insanlara tebliğlerine devam etmektedirler. İnananlarla beraber mücadelemiz hem yüzyüze hem de internet üzerinden ulaşabiliğimiz bütün insanlara Mehdi a.s.'ın zuhurunu haber verip üzerimize düşen tebliğ vazifesini yapmak ve Rabbimizin emir ve hükümlerini bütün insanlığa anlatmaktır.

 Rabbimiz (c.c.) ayeti celilesinde "Biz (ümmetlere) peyderpey peygamberlerimizi gönderdik. Hangi ümmete peygamber geldiyse onu yalanladılar..." buyuruyor. Bugün de hidayetin Allah'tan (c.c.) olduğunu söylediği halde; Elçiyi vazifelendiren Rabbimiz'e (c.c.) sığınıp "Ya Rabbi, sen bilirsin" diyerek dua etmek yerine, kendi akıllarıyla ölçüp biçerek,Mehdi a.s.’ı yalanlayan, Allah'tan (c.c.) vahiy almışçasına, üzerlerine aldıkları vebalin de farkında olmadan "Allah'ın (c.c.) nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler..." ayetinde buyrulduğu üzere; Mehdi a.s.'a inanan ve internet üzerinden de tebliğ yapan bu zamanın sahabeleri için, "bir grup insan türemiş, insanlara internet üzerinden tebliğ yapıyorlar" diyerek güya hafifsemeye çalışan ve kıyamet alametlerinin bir bir ortaya çıkmasını da görmezden gelip yine Adem a.s.'dan günümüze yaşanmayan değişim ve gelişmelerin son yüzyılda yaşanmasını, teknoloji vesilesiyle bütün evlere giren fitneleri ve kavimlerin helak sebepleri olan her türlü fuhşu, küfrü, karanlığı da görmezden gelip Mehdi a.s’ın zuhuru için, "daha zamanı var" diyerek, zamanın çok da karanlık olmadığını söyleyen, 1400 yıldır ortaya konamayan, ancak Muhammed Mehdi a.s.'ın zuhuru ile ortaya koyduğu delilleri görmezden gelip, karşısına hiçbir delil getiremedikleri ve getiremeyecekleri halde, tebliğ metnini kastederek, "yazıları okudum" gibi sözlerle geçiştirdikten sonra , yaldızlı sözlerle haktan gözükerek, karalama kampanyasına giren, zaman zaman "görevlileri göreve davet ediyoruz", "bizim arkamızda şunlar var bunlar var" gibi açıktan ve gizliden göndermeler yaparak tehdit eden; mülkün tek sahibi olan Allah'ın (c.c.) Elçisini, Allah'ın (c.c.) kullarına şikayet eden, yaldızlı sözlerle insanları aldatmaya çalışan, bu sihirbazlar için arzu ve ümidimiz; Musa a.s.'ın delilleri/mucizeleri karşısında kör sağır kesilenler gibi değil, önce yaldızlı sözlerle/türlü sihirlerle Musa a.s.'ı yalanlamaya çalışan, ancak daha sonra Musa a.s.'ın ortaya koyduğu deliller/mucizeler karşısında Rabbimiz'in (c.c.) hidayeti ile iman eden sihirbazlar gibi; bu delilleri/mucizeleri görüp iman etmeleridir. Mehdi a.s.'ı kastederek "inanmayın", "uzak durun", "daha zamanı var" gibi sözlerle yalanlayanların durumu, "Peygamber olduğunu söyleyen Muhammed'e inanmayın" diyen ebu Cehillerin, ebu Leheblerin, ehl-i Kitap alimlerinin söylemlerini bize hatırlatmıştır. Onlar da, bugün inkar edenler gibi "yalancı","sahte peygamber","sihirbaz" ve daha bir çok küfürlerle Peygamberimiz'i (s.a.v.) yalanlamışlardı. Müşrikler "ya Muhammed, biz yahudi ve hristiyanlara seni sorduk. Onlar da senin resul olmadığını söylediler. Şimdi sana kim şahitlik edecek?" demişlerdi. Ey gafiller, siz de onlar gibi Allah'tan cc vahiy almışçasına Hatemen Nebiyyin ayetini de güya delil gösterip Mehdi a.s.'ın nebi olmadığını söyleyerek Peygamberimiz'i (s.a.v.) yalanlayanların yerlerine yerleştiniz. Peki Peygamberimiz'den (s.a.v.) sonra peygamber gelmeyecekse, İsa a.s. ne olarak gelecek? Peygamberliği O'ndan alınacak mı? Şüphesiz İsa a.s. bir Peygamberdir, Mehdi a.s. da bir Nebidir. İsa a.s da , Mehdi a.s da islam üzere, Kuran üzere Peygamberimizi tasdik eden Nebiler olarak gelmişlerdir. Bizim Şahidimiz Allah'tır (c.c.). Mehdi a.s.'ın nebi olmadığına dair sizin şahidiniz kimdir?

  Bizim bilmediğimiz birşeyi söylüyormuşçasına, "Peygamberimiz (s.a.v.) son peygamberdir" diyen bu insanlar, ancak Mehdi a.s.'ın zuhuruyla ispat ettiği; Peygamberimiz'in (s.a.v.) son Resul Peygamber olduğu, Mehdi a.s.'ın Peygamberimiz'i (s.a.v.) tasdik eden bir Nebi olduğu gerçeğini delilleri ile ortaya koymasına rağmen; "Mehdi a.s. nebi değildir", "Sakın ha! İnanmayın, bunlar cahilleri kandırıyor." gibi sözlerle güya ilimleriyle insanları uyarmaya çalıştıklarını söylerken aynı zamanda Allah'ın (c.c.) tuzağından emin bir şekilde yalanlamaya devam ediyorlar. Rabbimiz (c.c.) ayeti celilesinde, "Allah'ın tuzağından emin mi oldunuz" buyuruyor.Bir başka ayetinde Rabbimiz (c.c.),"Doğrusu (Musa'dan) önce Yusuf da size açık deliller (mucizeler) getirmişti; size getirdiği şeylerden (o zaman) şüphelenip durmuştunuz. Nihayet o ölünce, ‘Allah, ondan sonra bir peygamber göndermez.' demiştiniz. İşte Allah (c.c.), aşırı giden şüpheci kimseleri böyle sapıklıkta bırakır." buyuruyor. Evet Peygamberimiz (s.a.v.), Resul Peygamberlerin/Kitapla gönderilen Peygamberlerin sonuncusudur. Muhammed Mehdi, Peygamberimiz'i (s.a.v.) tasdik eden bir nebidir ve nebilerin sonuncusudur.

  Rabbimiz (c.c.)'in, Ahzab suresinde (40. ayet) "Muhammed, adamlarınızdan hiçbirisinin babası değildir; fakat o Allah'ın Resûlü ve Nebilerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir." buyurması, bununla beraber Muhammed Mehdi'nin nebi vasfıyla zuhuru, insanlık için bir imtihan vesilesi olmuştur. Muhammed adı, hem Peygamberimiz (s.a.v.)'in hem Mehdi (a.s.)'ın Rabbimiz (c.c.) katındaki adıdır. Rabbimiz (c.c.) Kur'an-ı Kerim'de Muhammed adıyla, bir isimle iki şahsa; zahirde Peygamberimiz (s.a.v.)'e, batında Muhammed Mehdi (a.s.)'a işaret etmiştir. "Muhammed, Allah'ın Resulu" buyururken Resul olan Muhammed; Muhammed Mustafa'ya (s.a.v.) ve "Nebilerin sonuncusudur" buyururken de Nebi olan Muhammed; Muhammed Mehdi'ye işaret etmiştir. "Kıyamet yaklaştı, ay yarıldı" (Kamer 1) ayetinin sırrıyla; Peygamberimiz (s.a.v.)'in ayı ikiye yarma mucizesi, yukarıda bildirilen ayetin (Ahzab 40) sağlaması hükmündedir. Peygamberimiz (s.a.v.)'in ayı(bir ayı) ikiye yarma mucizesi, peygamberliği ikiye ayırmasına işarettir. Peygamberimiz (s.a.v.); yarılan ayın ilk yarısı Resul olan Muhammed, Muhammed Mehdi (a.s.); yarılan ayın ikinci yarısı nebi olan Muhammed'dir. Nasıl ki ay güneşten aldığı ışığı dünyaya yansıtıyorsa, peygamberler de Rabbimiz (c.c.)'den aldığı vahyi (nuru) insanlığa yansıtan elçilerdir. Peygamberimiz (s.a.v.)'in başka bir cismi değil de ayı yarmasının ve ikiye yarmasının hikmeti budur. Peygamberimiz (s.a.v.)'in; hicret esnasında, Medineliler tarafından "aydoğdu üzerimize" sözleriyle karşılanması da bunun ispatıdır. Peygamberimiz (s.a.v.)'in işareti ile ayı ikiye yarması gibi bugün de Rabbimiz (c.c.)'in vahyiyle, Muhammed Mehdi (a.s.); ilmiyle ayı ikiye yarmış, mucize yeniden tekrarlanmış, Muhammed Mehdi a.s.'ın nebi vasfıyla zuhuru ile de fiili olarak mucize tamamlanmıştır. Rabbimiz tarafından bildirilen bu delillerin tamamı, şahsın Allah'ın (c.c.) Halifesi Muhammed Mehdi olduğunun ve Peygamber Efendimiz'i (s.a.v.) tasdik eden bir nebi olduğunun ispatıdır. Şahit olarak ALLAH (c.c.) yeter.

  Peygamberimiz'in (s.a.v.); "O, Allah(c.c.)'ın halifesidir", "İlmi ona Allah(c.c.) verecek.", "Başının üstünde bir melek olacak", "Allah(c.c.) onu bir gecede ıslah eder","Mehdi masumdur, Mehdi'yi peygamberlerin suhufunda şöyle bulurum", "Nübüvvet mührü olacak","O (Mehdi), İsa a.s.'a imam olacak" gibi bir çok hadisle nebi vasfına işaret etmesi, "Ben islamın başıyım Mehdi de sonu olacak" gibi hadislerle kendisi ile kıyas etmesi,"Ashabı bedir ashabı kadardır" buyurarak ashabını ashabı ile kıyas etmesi, Mehdi a.s.'ın nebi olduğununun açık ispatlarındandır. Her peygamber gibi melek aracılığı ile ilmi Allah (c.c.) tan alan, her peygamber gibi Allah (c.c.)'ın ıslah/terbiye ettiği, her peygamber gibi masum olan, her peygamber gibi adı peygamberlerin suhufunda geçen, yine her peygamber gibi nübüvvet mührü olan ve İsa a.s.'a da imam olacak olan Mehdi a.s.'ın bir nebi olmadığını söylemek, bir insanı bütün vasıflarıyla/ özellikleriyle anlatıp sonra da; "Hayır, O bir insan değildir" demekten farksızdır. Peygamberimiz (s.a.v.) in; peygamberlik vasıfları ile haber verdiği, "İsa a.s.'a imam olacak" buyurduğu, "ben islamın başıyım Mehdi de sonu olacak" buyurarak kendisi ile kıyas ettiği ve "Kim Mehdi'yi inkar ederse kafir olur","Karda sürünerek bile olsa biat edin" buyurduğu Mehdi a.s. şüphesiz bir nebidir ve nebi olarak gelmiştir. Şüphesiz bir peygamber olan İsa a.s. da bir peygamber olarak, şüphesiz bir nebi olan Mehdi (a.s.) da bir nebi olarak islam üzere Kur'an üzere Peygamberimiz (s.a.v.) i tasdik eden nebiler olarak gelmişlerdir. Şahit olarak ALLAH (c.c.) yeter.

  Muhammed Mehdi a.s., sizin zannettiğiniz gibi bir gece rüya görüp sonra kalkıp ben Mehdi'yim diyen bir şahıs değildir. Muhammed Mehdi a.s.,Rabbimiz'in (c.c.) insanlar arasından seçtiği,Muhammed Mehdi olduğunu ve vasfının da nebi olduğunu vahiyle bildirdiği Allah'ın Halifesidir. Rabbimiz'in (c.c.) kendisine, Muhammed Mehdi a.s. olduğunu bildirmesinden sonra devam eden 7 yıl boyunca tebliğ yapmadan yaşamış, 7 yılın sonunda yine Rabbimiz'in (c.c.) vahyiyle bir yıl gizliden sonra açıktan tebliğe başlamıştır. 2011 yılından günümüze tebliğine devam etmektedir. Muhammed Mehdi (a.s.) gibi "Allah (c.c.) insanlar arasından beni seçti, Muhammed Mehdi adıyla nebi vasfıyla vazifelendirdi" diyerek ortaya çıkıp, açıkça mücadele eden ve inananlarla beraber istikametle yaşayan tek bir şahıs olmadığı halde, "Geçmişte de Mehdiler ve deccaller çıktı" diyerek mevzuyu sulandırmaya çalışmanız, hiç bir delilleri olmayan Kuran ve Sünnetten habersiz yaşayan, istikamet nedir bilmeyen malum yalancılarla, Mehdi (a.s.)'ı kıyas etmeye kalkıp, bununla Mehdi (a.s.)'ı karalamaya çalışmanız; Güneşi gizlemek için duman üstüne duman yapan sihirbazların haline benzemiştir. Yine haliniz; Peygamberimiz'e (s.a.v.), "senden önce de peygamberler çıktı" diyerek Peygamberimiz'i (s.a.v.) yalanlayan ve türlü sözlerle karalamaya çalışan inkarcıların durumuna benzemiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) döneminde çıkan sahte peygamberlerin varlığı, nasıl Peygamberimiz'in (s.a.v.) gerçekliğine halel getirememişse bugün de sahte mehdilerin varlığı, Mehdi a.s.'ın gerçekliğine halel getiremez. Kendi hayal ufuklarıyla nefislerine göre Mehdi bekleyenler, Mehdi a.s.'ı ancak mahşer günü görecekler. O zaman karşılaşacağız. Rabbimiz'in (c.c.) "Allah'ın (c.c.) tuzağından emin mi oldunuz?", "Onlar bir tuzak kurarlar, ben de bir tuzak hazırlarım." gibi ayetlerine rağmen, cahil cesaretleriyle "nebi olamaz" deyip yalanlayarak ve cahillerin inandığını söyleyerek farkında olmadan bir gerçeği ortaya koyan gafiller, unutmayın ki o dönemde de, Peygamberimiz'i (s.a.v.) sizin gibi alimler inkar ederken, cahiller Peygamberimiz'e (s.a.v.) iman etmişti. Allah'ın (c.c.) sünneti değişmiyor. Rabbimiz'in (c.c.), Kur'an-ı Kerim'de buyurduğu, "Onlara bir peygamber geldiğinde kendi yanlarındaki bilgilerle kibirlendiler/ büyüklendiler" ayetinin sırrıyla, siz ilminizle kibirlenmeye devam edin. "Sakın ha!İnanmayın!" diyerek, güya, müslümanları uyarmanız da; zahiren alim de olsanız hakikatte cahil olmanızdan ve cahil cesaretinizden gelmektedir. Allah'ı (c.c.) bilmeden, nefsini ilah edinerek, Allah'tan (c.c.) vahiy almışçasına açıktan inkar etmek, ancak cahilin cesareti sözü ile anlatılabilir. Peygamberimiz'i (s.a.v.) insanlar arasından elçi olarak, resul peygamberlerin sonuncusu olarak seçen Rabbimiz (c.c.), Muhammed Mehdi a.s.'ı da insanlar arasından elçi olarak, Peygamberimiz'i (s.a.v.) tasdik eden bir nebi olarak seçmiştir. Rabbimiz (c.c.) Musa (a.s.)'ın yanında , Harun (a.s.)'ı tasdik eden bir nebi olarak, Davud (a.s.)'dan sonra, Süleyman (a.s.)'ı tasdik eden bir nebi olarak, İsa (a.s.)'ın yanında, Yahya (a.s.)'ı tasdik eden bir nebi olarak, Peygamberimiz Muhammed Mustafa'dan (s.a.v.) sonra da Muhammed Mehdi (a.s.)'ı tasdik eden bir nebi olarak vazifelendirmiştir. , herşeyi çift yaratan Rabbimiz (c.c.), bütün Peygamberleri de çift yaratmıştır. Rabbimizin (c.c.) bildirmesiyle bu delilleri ortaya koyan, ayet ve hadislerle sağlaması hükmünde ispat eden Muhammed Mehdi (a.s.)'ı, cahil cesareti ile yalanlayan, cahil cesaretiyle iftira eden alim, cahil bütün insanlara sabırla, namazla/duayla Allah'tan (c.c.) yardım istemelerini tavsiye ediyoruz. Hidayet Allah'tandır (c.c.). Bizim Şahidimiz Allah'tır (c.c.). Şahit olarak ALLAH (c.c.) yeter.

Ana Sayfayı okumak için tıklayınız
Peygamberimiz'in (s.a.v) zamanımıza ulaşan iki yüzün üzerinde hadis-i şerifle müjdelediği, hadislerinde "Adı adıma uygun, babasının adı babamın adına uygun","Ashabı Bedir ashabı kadardır" buyurarak kendisi ile kıyas ettiği Muhammed Mehdi (a.s.) kimdir, vasfı nedir?
okumak için tıklayınız

Osman Aydoğdu

Osman Aydoğdu Kuzuluk Akyazı Sakarya Mehdi Muhammed Mehdi Hz Mehdi "Mehdi alametleri" Mehdi geldi mi

Sahte Mehdiler var biz nasıl anlayacağız

Yıllardır sahte mehdiler çıkmakta biz gerçek mehdi a.s.'ı nasıl anlayabiliriz.

Hz Mehdi hangi vasıfla gelecek

Hz Mehdi nebi midir? Peygamberimiz son peygamber değil mi?